17 Ağustos’un acısı hala taze! 'Deprem kader olamaz'

ANTALYA (GÖZDE DOLAYMAN) - | 17.08.2026 - 14:42, Güncelleme: 17.08.2026 - 14:42 206 kez okundu.
 

17 Ağustos’un acısı hala taze! 'Deprem kader olamaz'

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çeken Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, zemin etütleri, mühendislik hizmetleri ve bilimsel yapılaşmanın önemine vurgu yaparak, “Deprem kader olamaz” sözünü kaydetti.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Depremin insan kontrolünde olmadığını ancak deprem riskinin afete dönüşmesinin önlenebileceğini vurgulayan Karaman, “Deprem kader olamaz” mesajı verdi. DEPREMİ ÖNLEYEMEYİZ, RİSKİ AZALTABİLİRİZ Depremin hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade eden Karaman, depremin doğrudan insanların kontrolünde olmadığını ancak alınacak bilimsel ve teknik önlemlerle can kayıplarının önüne geçilebileceğini dile getirdi. Başkan Karaman, “Biz depremi önleyemeyiz. Riski azaltmanın tek yolu etütler yapmak, yeterli mühendislik hizmetleri almak ve deprem riskini afete dönüşmeden engelleyebilmektir” diye konuştu. “DEPREM KADER OLAMAZ!" 17 Ağustos’un Türkiye açısından yalnızca bir acının yıl dönümü olmadığını, aynı zamanda deprem konusunda değişen bakış açısının da önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Karaman, toplumda deprem farkındalığının daha da artırılması gerektiğini vurguladı. Karaman, “Deprem kader olamaz. O nedenle çalışmalarımızı ve bu farkındalığı oluşturmamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.   17 AĞUSTOS SONRASI YÖNETMELİKLER DEĞİŞTİ 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin Türkiye’nin yapılaşma ve deprem güvenliği anlayışında önemli bir kırılma yarattığını belirten Karaman, deprem sonrasında zemin etütlerinin öneminin daha fazla gündeme geldiğini kaydetti. Karaman, “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acısı sonrasında Türkiye’de zemin etütleri yönetmeliği çıktı ilk defa. Ondan sonra inşaat yapılmadan önce temeller kazılıp zemin etütleri yapılmaya başlandı” şeklinde konuştu. Deprem sonrasında hem mevzuatın hem de deprem algısının değiştiğine dikkat çeken Karaman, jeofizik ve jeoloji çalışmalarının yapı güvenliğinde daha önemli hale geldiğini ifade etti. “TÜRKİYE BÜYÜK MESAFE KATETTİ AMA YETERLİ DEĞİL” Türkiye’nin 17 Ağustos’tan bugüne deprem konusunda önemli bir mesafe aldığını belirten Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Karaman, yönetmeliklerin değiştiğini ve günümüzde zemin etütlerinin yapılarak yapılaşmaya yön verildiğini söyledi. Mevcut gelişmelerin yeterli olmadığının altını çizen Karaman, “Ders çıkardık ama yeterli değil” diyerek dikkat çekti. DEPREMİ AFETE DÖNÜŞTÜRMEMEK HEDEFLENMELİ Başkan Karaman’ın açıklamalarında en dikkat çekici mesaj ise deprem ile deprem felaketi arasındaki ayrıma yönelik oldu. Depremin doğal bir olay olduğunu, asıl mücadelenin ise deprem riskinin can kaybına ve yıkıma dönüşmesini engellemek olduğunu belirten Karaman, bilimsel çalışmaların ve mühendislik hizmetlerinin önemine işaret etti. 17 Ağustos’un yıl dönümünde Başkan Karaman'ın verdiği mesaj, “Depremi durduramayız ancak doğru zemin etütleri, bilimsel planlama, nitelikli mühendislik hizmetleri ve güvenli yapılaşmayla depremi felakete dönüştürmeyebiliriz” gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.   HABER: GÖZDE DOLAYMAN
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çeken Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, zemin etütleri, mühendislik hizmetleri ve bilimsel yapılaşmanın önemine vurgu yaparak, “Deprem kader olamaz” sözünü kaydetti.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Yüksel Karaman, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekerek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Depremin insan kontrolünde olmadığını ancak deprem riskinin afete dönüşmesinin önlenebileceğini vurgulayan Karaman, “Deprem kader olamaz” mesajı verdi.

DEPREMİ ÖNLEYEMEYİZ, RİSKİ AZALTABİLİRİZ

Depremin hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade eden Karaman, depremin doğrudan insanların kontrolünde olmadığını ancak alınacak bilimsel ve teknik önlemlerle can kayıplarının önüne geçilebileceğini dile getirdi. Başkan Karaman, “Biz depremi önleyemeyiz. Riski azaltmanın tek yolu etütler yapmak, yeterli mühendislik hizmetleri almak ve deprem riskini afete dönüşmeden engelleyebilmektir” diye konuştu.

“DEPREM KADER OLAMAZ!"

17 Ağustos’un Türkiye açısından yalnızca bir acının yıl dönümü olmadığını, aynı zamanda deprem konusunda değişen bakış açısının da önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Karaman, toplumda deprem farkındalığının daha da artırılması gerektiğini vurguladı. Karaman, “Deprem kader olamaz. O nedenle çalışmalarımızı ve bu farkındalığı oluşturmamız gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

 

17 AĞUSTOS SONRASI YÖNETMELİKLER DEĞİŞTİ

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin Türkiye’nin yapılaşma ve deprem güvenliği anlayışında önemli bir kırılma yarattığını belirten Karaman, deprem sonrasında zemin etütlerinin öneminin daha fazla gündeme geldiğini kaydetti. Karaman, “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acısı sonrasında Türkiye’de zemin etütleri yönetmeliği çıktı ilk defa. Ondan sonra inşaat yapılmadan önce temeller kazılıp zemin etütleri yapılmaya başlandı” şeklinde konuştu. Deprem sonrasında hem mevzuatın hem de deprem algısının değiştiğine dikkat çeken Karaman, jeofizik ve jeoloji çalışmalarının yapı güvenliğinde daha önemli hale geldiğini ifade etti.

“TÜRKİYE BÜYÜK MESAFE KATETTİ AMA YETERLİ DEĞİL”

Türkiye’nin 17 Ağustos’tan bugüne deprem konusunda önemli bir mesafe aldığını belirten Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Karaman, yönetmeliklerin değiştiğini ve günümüzde zemin etütlerinin yapılarak yapılaşmaya yön verildiğini söyledi. Mevcut gelişmelerin yeterli olmadığının altını çizen Karaman, “Ders çıkardık ama yeterli değil” diyerek dikkat çekti.

DEPREMİ AFETE DÖNÜŞTÜRMEMEK HEDEFLENMELİ

Başkan Karaman’ın açıklamalarında en dikkat çekici mesaj ise deprem ile deprem felaketi arasındaki ayrıma yönelik oldu. Depremin doğal bir olay olduğunu, asıl mücadelenin ise deprem riskinin can kaybına ve yıkıma dönüşmesini engellemek olduğunu belirten Karaman, bilimsel çalışmaların ve mühendislik hizmetlerinin önemine işaret etti. 17 Ağustos’un yıl dönümünde Başkan Karaman'ın verdiği mesaj, “Depremi durduramayız ancak doğru zemin etütleri, bilimsel planlama, nitelikli mühendislik hizmetleri ve güvenli yapılaşmayla depremi felakete dönüştürmeyebiliriz” gerçeğini bir kez daha gündeme taşıdı.

 

HABER: GÖZDE DOLAYMAN

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.